Mirasbırakanın, gerçekte bağışlamak istediği mallarını satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında devretmiş gibi göstererek diğer mirasçılarına ilerde terekesinden taşınmaz kalmasını önlemek istemesine muris muvazaası denir.
İrade ile dışa vurulan beyan arasında birbirine uygunluk bulunması gerekirken, sırf mirasçılardan mal kaçırmak için kasti bir uygunsuzluk yaratılmaktadır. Üçüncü kişileri (çoğu zaman mirasçıları) aldatmak amacıyla, gerçek iradeye aykırı yapılan bu taşınmaz devri hukuken kesin hükümsüzdür.
Yargıtay kararlarına göre muris muvazaasının oluşabilmesi için dört unsurun bir arada bulunması şarttır:
Her taşınmaz devri mal kaçırma amacı taşımaz. Bazı özel durumlarda mirasçılar muris muvazaası iddiasında bulunamazlar:
1- Denkleştirme (Paylaştırma) Amacıyla Yapılan Satışlar: Miras bırakan mirasçılarına tapuda satış göstererek taşınmazlarını paylaştırmışsa bu temliklere karşı artık muvazaa iddiasında bulunulamaz.
2- Mehir Sözleşmesi Nedenli Devirler: Miras bırakan kendi adına kayıtlı bazı gayrimenkulleri eşine tapuda satış olarak gösterip devretse de, Yargıtay bunu mehir sözleşmesi olarak kabul edebilmektedir.
3- Minnet Duygusu ile Yapılan Temlikler (Bakım Sözleşmeleri): Miras bırakan taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla değil, gerçekten bakılıp gözetilmesi amacıyla temlik etmişse işlemin muvazaa nedeniyle iptali istenemez.
4- Muvazaa Davasından Feragat Edilmesi: Kendisinden mal kaçırılan mirasçı, bu temlike karşı dava açmayacağını yazılı olarak taahhüt etmişse açtığı dava reddedilir.
5- Hakkın Kötüye Kullanılması Durumu: Kendisinden mal kaçırılan mirasçının uzun yıllar bekleyip, durumu bilmesine rağmen hakkını kötüye kullanarak açtığı dava kural olarak reddedilmelidir.
01.04.1974 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; miras hakkı çiğnenen saklı pay sahibi olsun ya da olmasın tüm mirasçılar, muvazaalı işlem nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açabilirler. Ayrıca atanmış mirasçılar da bu davayı açma hakkına sahiptir.
Muris muvazaasına dayalı tapu sicilinin düzeltilmesi davası ayni hakka dayalı olarak açıldığı için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir ve mirasbırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir.
Sonuç Olarak;
Muris muvazaası davaları; mirasbırakanın asıl iradesinin, yöresel adetlerin, ekonomik durumların ve aile ilişkilerinin detaylıca incelendiği teknik ve zorlu davalardır. Hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir avukatla çalışmak büyük önem taşır.